Yalçın, sendikal mücadelenin yalnızca bir ücret ve özlük hakkı arayışından ibaret olmadığını, aynı zamanda ahlaki ve insani bir duruş gerektirdiğini vurguladı.
Kamu görevlilerinin 90’lı yıllardan bu yana verdiği örgütlenme mücadelesini hatırlatan Ali Yalçın, "toplu görüşme" sisteminden "toplu sözleşme" hakkına geçişin örgütlü iradeyle sağlandığını belirtti. Mevcut yasanın artık günümüz şartlarını taşımakta yetersiz kaldığına işaret eden Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu:
Yasal Reform Çağrısı: 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun eksikliklerinin giderilmesi, fazlalıklarının ayıklanması ve uluslararası çalışma standartları (ILO normları) ile uyumlu hale getirilmesi için mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.
Kazanım Odaklı Duruş: Memur-Sen’in sendikal hakların genişletilmesi noktasında her aşamayı bir eşik kabul ederek büyüdüğünü ifade etti.
Sendikaların çalışma hayatındaki hak arayışının yanı sıra insanlık onurunu savunma sorumluluğu bulunduğuna dikkat çeken Yalçın, Gazze’de yaşanan insani trajediye karşı gösterilen duyarlılığın altını çizdi:
Küresel Adalet ve Gazze Duruşu: Dünya genelindeki emek örgütlerinin savaş ve ayrımcılık karşıtı tavrına atıfta bulunarak, Memur-Sen’in Gazze’deki soykırıma karşı yardım ağları ve protestolarla vicdanın sesi olduğunu belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı'na Teşekkür: Okullarda hayata geçirilen "Çanakkale'den Gazze'ye" temalı farkındalık etkinlikleri ve saygı duruşu uygulamaları nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e teşekkür eden Yalçın, eğitimin sadece bilgi aktarımı değil, karakter ve merhamet inşası olduğunu ifade etti.
Yalçın, kurucu genel başkan Mehmet Âkif İnan’ın çizdiği vizyon doğrultusunda hem kamu görevlilerinin ekmek mücadelesini hem de mazlumların hak arayışını tavizsiz sürdüreceklerini belirtti.