19 Ekim 2026, Pazartesi | 01:30:24



İddialar Öğretmenler Odasını Ayağa Kaldırdı!

Geçtiğimiz günlerde yayımladığımız ve ülke genelinde büyük yankı uyandırarak gündeme damga vuran okul denetimleri dosyamızın ardından, haber merkezimize adeta bilgi ve belge yağdı. Gelen somut iddiaları, şikâyet dilekçelerini ve saha tanıklıklarını hukukçu ve editör heyetimizle masaya yatırdığımızda gördük ki; bu il müdürlüğüyle ilgili meseleler öyle tek bir haberle değil, 20 bölümlük bir yazı dizisiyle dahi bitirilebilecek gibi değil!

facebook-paylas
Güncelleme: 19-10-2026 01:13:52 Tarih: 18-10-2026 23:08

İddialar Öğretmenler Odasını Ayağa Kaldırdı!

Türkiye gündemine oturan ve okullardaki incelemeleri konu alan “Okullara Maliyeci ve Müfettiş Baskını: Bakanlar ve Savcılar Göreve!” Başlıklı Haberimizi Okumak İçin TIKLAYINIZ.

Eğitim camiasının vicdanını kanatan, öğretmenler odasında adalete olan inancı sarsan bu iddialar yumağını kamuoyu adına aralıyor; ilk perdeyi açıyoruz.

Bir Tarafta Fedakâr İl Müdürleri, Diğer Tarafta "Aileyi Koruma" Telaşı!

Bizler kamu yayıncılığı sorumluluğumuz gereği; Millî Eğitim Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatındaki çok sayıda dürüst bürokratıyla, ilkeli il müdürleriyle yıllardır mesai yürütür, istişare ederiz. Zamanında Çorum ve Isparta illerimizde Millî Eğitim Müdürlüğü görevini alnının akıyla yürütmüş çok değerli bir il müdürünü makamında ziyaret ettiğimiz günkü bir hatıramız bugün gibi hafızamızdadır: Sohbet esnasında eşinin nerede görev yaptığını sorduğumuzda, şehrin bir okulunda sınıf öğretmeni olduğunu belirtmişti. O okulu ziyaret ettiğimizde ise müdür beyin eşinin bizzat sınıfta, tebeşir tozu yutarak ter döktüğünü; teneffüste öğretmenler odasına girdiğinde meslektaşları gibi alnının teriyle, yorgun ama başı dik bir vakarla oturduğunu görmüştük. Durumu daha sonra il müdürüne sorduğumuzda bize tarihe geçecek şu dersi vermişti:

“Benim eşim sınıfa girecek, derse girecek, terleyecek ki biz önce meslektaşlarımızın saygısını, sonra sevgisini kazanabilelim. Öğretmenlerimiz bakanlığımıza ve devletimize güven duysun. Ben eşimi korur kollar, makamın arkasına saklar veya kenarda masa başında oturtursam ne o saygıyı kazanabiliriz ne de yarın sahada tek bir öğretmene laf söylemeye yüzümüz kalır!”

İşte bir tarafta devletimizin ve Millî Eğitim Bakanlığımızın itibarını, sahadaki saygınlığını her şeyin üstünde tutan fedakâr il müdürlerimiz; diğer tarafta ise görev süresinin sonuna yaklaşırken ve görevden alınacağı konuşulurken eşine okul saklayıp kadro tahsis ettiği yönündeki iddialarla gündeme gelen yönetim anlayışları...

Okullar Rotasyondan Kaçırıldı mı? "Nisan’dan Beri Hazır Olan Kurumlar Saklandı Mı?"

Samsun eğitim camiasından ve Atakum ilçesinden gelen çarpıcı iddialara göre; Atakum’da yapımı tamamlanan Çobanlı Anaokulu, Atatepe Anaokulu ve Atatürk Anaokulu, 2026 yılının Nisan ayından bu yana fiziken ve idari olarak hazır durumda bulunuyordu. Yaz aylarında yönetici rotasyonuna tabi tutulan onlarca tecrübeli okul müdürü, haklı olarak puanlarıyla bu üç yeni ve merkezi okulu tercih etmek istedi. Ancak iddialara göre yöneticilere verilen yanıt hep aynı oldu: "Biz Bakanlığa yazdık, Bakanlıktan henüz kurum açılış onayı gelmedi; onay gelince duyuruya çıkacağız."

Burada kamuoyu adına açıkça soruyoruz:

Dijital çağda bir onay kaç gün sürer? Resmî yazışma sisteminin (EBYS) ve anlık telefon koordinasyonunun dakikalar içinde işlediği Bakanlık teşkilatında, fiziken hazır bir okulun açılış onayı en fazla kaç günde çıkar; 3 gün mü, 5 gün mü?

Onaylar rotasyonun bitmesi için mi bekletildi? Bu okulların açılış onayının, rotasyon takvimi tamamen bitip mevcut okul müdürleri başka yerlere gitmek zorunda bırakılana kadar sümen altı edildiği iddiaları doğru mudur?

Tecrübeli müdürler bilinçli olarak mı mağdur edildi? Bu okullar saklandığı için kimi kurulu düzeninin bulunduğu Atakum’dan kilometrelerce uzağa savrulurken, kimi de yüksek puanına rağmen Atakum hayali kurarken mecburen çok daha uzak ilçelere gitmek zorunda bırakılmadı mı? Onlarca kıdemli yönetici daracık bir tercih havuzuna mahkûm edildi mi?

Hangi akla ve vicdana hizmet edildi? Şayet bu üç okulun saklandığı iddiaları doğru ise bu okullar zamanında ilana açılsaydı, bileğinin hakkıyla ve yüksek puanıyla buralara yerleşebilecek yöneticiler yok muydu? Bu başarılı yöneticiler hangi gerekçeyle saf dışı bırakıldı? 

 "Kurucu Müdürlük" Puanı ve İl Müdürünün İmzasıyla Çıkan Kararname!

İddiaların en vahim ve vicdanları yaralayan boyutu ise rotasyon süreci tamamlandıktan hemen sonra ortaya çıktı. Rotasyon biter bitmez ne hikmetse söz konusu okulların onayları hızla devreye sokuldu ve "Yeniden Yönetici Görevlendirme" takviminde bu okullar birdenbire tercih listesine açıldı! Sonuçlar açıklandığında ise ortaya çıkan resmî liste iddiaları somut bir tabloyla tescilledi: İl Millî Eğitim Müdürü’nün eşi, 1. sıradan yaptığı tercihle Atakum Atatürk Anaokulu Müdürlüğü’ne 76,562 puanla atanmış durumdadır.

Peki, bu süreçteki etik ve idari çarpıklıklar neler? Sahadan gelen bilgiler oldukça dikkat çekici:

Hanımefendinin asıl kadrosunun bir Özel Eğitim Anaokulu’nda olmasına rağmen, sınıfta fiilen öğretmenlik yapmadığı; bunun yerine "Kurucu Müdür" olarak görevlendirildiği öne sürülüyor. Bilindiği üzere kurucu müdürlük görevlendirmeleri yönetici atamalarında çok ciddi ek puan sağlamaktadır.

Samsun’da 25-30 yıldır fedakârca görev yapan, 50-55 yaşındaki onlarca tecrübeli kadın öğretmen dururken; dışarıdan gelen İl Millî Eğitim Müdürü’nün eşinin öncelikli olarak kurucu müdür yapılması ve bu sayede puanının yükseltilmesi hangi vicdana sığar?

En can alıcı nokta ise atama kararnamesidir: Başvuruları alan, puanları inceleyen, komisyonları oluşturan ve değerlendirmeyi yapan tüm personelin amiri bizzat İl Millî Eğitim Müdürü’dür! Daha da ötesi, atamayı onaylayan ve kararnamenin altına imza atan makam da bizzat eşin kendisidir! Kendi eşinin atama kararnamesine imza atan bir il müdürünün tarafsızlığından, kamu etiğinden ve liyakatten nasıl bahsedilebilir?

Yasal Kılıf Vicdanları Rahatlatır mı?

Bu tür tartışmalı tasarruflarda bürokrasinin en bilindik refleksi hemen devreye sokulur: “Puanı yetti, yönetmeliğe uygun, yasal bir engel yok…” Peki, hukukçuların ve kamuoyunun haklı olarak sorduğu şu kritik soruyu kim yanıtlayacak: Her yasal görünen işlem, kamu vicdanında ahlaki ve etik midir? İldeki tüm norm kadroların, puanlama komisyonlarının, takvim belirleme süreçlerinin ve nihai atama onaylarının en tepesindeki tek yetkili amir il müdürüyken; eşinin şehrin en gözde okuluna atanması hangi tarafsızlık ilkesiyle izah edilebilir?  Kadim bir devlet idaresi kuralıdır: “Sezar’ın eşi sadece masum olmakla kalmamalı; şüpheden de fersah fersah uzak olmalıdır!”. O makamın gölgesi, yetkisi ve mührü oradayken; bu atamanın üzerindeki ayrıcalık, koruma ve kayırma iddialarını hangi genelge, hangi resmi kılıf hafızalardan silebilir? Yıllarca görevde yükselmek için ter döken, emek veren yüzlerce okul öncesi öğretmeninin hakkı ve ahı orta yerde dururken; bu tablo hangi adalet terazisine sığar?

Bir Yanda Eşe Kararnameyle Koltuk, Diğer Yanda Çocuğuyla Ortada Bırakılan Kadın Öğretmen!

Gelen ihbarlardaki bir diğer vahim boyut ise Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü koridorlarında kurulduğu öne sürülen klikleşme ve lobi düzenidir. Açıkça ifade etmek isteriz ki; kurumdaki bu tür ayrımcılık ve gruplaşma iddiaları dahi fedakâr öğretmenlerimiz adına bizleri derinden üzmekte ve tablonun vahametini gözler önüne sermektedir. Eğitim kulislerinde; İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nde açıktan açığa bir "Tokatlılar Grubu" olarak anılan yapının etkin olduğu yüksek sesle dillendirilmektedir. İddialara göre:

Bu yapıdan habersiz kurumda adeta yaprak kımıldamamakta, kendi çizgisine biat etmeyen ya da bu nizamın dışına çıkan isimler soruşturmalar ve idari baskılarla sindirilmektedir.

Hatta bu grup içerisindeki bazı isimlerin Özel Öğretim gibi hareketli ve kritik birimlerin başına getirilerek çeşitli imtiyaz ve ayrıcalıklar sağlandığı iddia edilmektedir.

İşin daha da vahim tarafı ise; kişi Tokatlı dahi olsa, şayet bu ekibin sözünü dinlemiyor, onların kurduğu düzene ve hiyerarşiye uyum sağlamıyorsa derhal kapı dışarı edilmekte, dışlanmakta ve etkisizleştirilmektedir!

Ancak bu iddialar arasındaki en yürek burkan tablo, Mesleki ve Teknik Eğitim biriminde görev yapan fedakâr bir kadın öğretmenin başına gelenlerdir:

Mesleki eğitimden sorumlu Şube Müdürü bizzat İl Millî Eğitim Müdürü ile görüşerek; "Bu öğretmenimiz çok çalışkan, projelerimize büyük emek veriyor, görevlendirmesi sonlandırılmasın" diyerek direnmiş ve durumu anlatmıştır.

Ancak tüm bu çabalara rağmen güç yetmemiş; çalışkanlığıyla tanınan kadın öğretmen her nedense il müdürünün isteğiyle Çarşamba ilçesine gönderilmiştir.

İşin en acı ve vicdanları sızlatan tarafı ise şudur: Tek başına büyüttüğü evladına daha güzel, daha güvenli bir gelecek hazırlamak için il merkezinde dişini tırnağına takarak çalışan bu kadın öğretmen, bir günde merkezden Çarşamba ilçesine gönderilmiştir! Tüm emekleri hiçe sayılan öğretmen anne, şimdi her gün kilometrelerce yol çilesiyle boğuşurken bir yandan da evladının ve parçalanan düzeninin derdine düşürülmüştür.

Bir yanda kendi eşine merkezi anaokulunda koltuk açıp altına imza atan bir yönetim anlayışı; diğer yanda tek başına çocuğuna kol kanat germeye çalışan çalışkan bir kadın öğretmeni yerinden yurdundan eden bir zihniyet! Bu tablo hangi adalet terazisine sığar?

İl Millî Eğitim Müdürlüğü Kamuoyunu Aydınlatmak Zorundadır!

Ortada böylesine vahim iddialar, mağdur edilen onlarca eğitim yöneticisi ve kamu vicdanını yaralayan soru işaretleri varken İl Millî Eğitim Müdürlüğü sessizliğe gömülemez. Eğitim çalışanları kapalı kapılar ardındaki fısıltıları değil; şeffaf, somut ve ikna edici bir açıklamayı beklemektedir. Samsun İl Millî Eğitim Müdürü bu sorulara derhal ve net bir şekilde cevap vermeli, kamuoyu vicdanını aydınlatmalıdır!

Bakan Yusuf Tekin ve Ekibinin Bu Olanlardan Haberi Var mı?

Bizler Bakanlığımızın merkez teşkilatını, bürokratlarını ve vizyonunu yakından takip ediyoruz:

Personel Genel Müdürü Sayın Bülent Çiftçi’yi Balıkesir’den bu yana tanırız; hakkaniyete ve kamu hukukuna olan bağlılığını biliriz.

Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sayın Dilaver Dörtok’un dürüstlüğünü, eş-çocuk kayırmacılığı gibi konulardaki tavizsiz hassasiyetini ve öğretmen motivasyonunu koruma gayretini çok iyi biliriz.

Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Celile Eren Ökten hoca ve Sayın Muhammet Bilal Macit Bey’in eğitime kattığı nezaketi, vizyonu ve kurumsal adaleti yakından bilmekteyiz.

Keza Bakan Danışman Nuri Güçtekin hocanın teşkilattaki çalışma barışına verdiği samimi öneme şahidiz.

En başta da Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile maarif teşkilatına kazandırmak istediği erdem, ahlak ve adalet mücadelesine her platformda tanıklık ediyoruz.

Şimdi buradan soruyoruz: Ankara’daki bu saygın ve liyakat sevdalısı yöneticilerimizin Samsun’da yaşanan bu iddialardan, bu atama kurgularından ve öğretmenler odasında yükselen feryatlardan haberi var mı?

Sayın Bakan ve ekibi Ankara’da eğitimde adalet ve liyakati ayağa kaldırmak için gece gündüz çırpınırken; taşrada bir İl Millî Eğitim Müdürü’nün ve etrafındaki kliklerin bu denli hoyratça tasarruflarda bulunması, eşe özel okul saklandığı yönündeki iddialar en büyük zararı doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı’na vermektedir.

Ne diyelim... Allah Samsun halkına ve Samsun’da gecesini gündüzüne katarak alın teri döken, hakkı yenen tüm cefakâr ve gariban öğretmenlerimize sabır ve kolaylık versin!




lokman Tahsildar / 19-10-2026 01:12:00

yapılacak belli bakanlık karanamesinin iptalini cumhurbaşkanımıza gönderecek kararnamesi iptal edilecek cumhurbaşkanımızın imzasıyla oradan bakanlık bu il müdürünü öğretmenliğe döndürecek. o engin bilgisini öğretmen olarak çocuklara aktaracak. bu kadar basit böylece havuzda da yüzüp maaş alamayacak. eeee arzunun ahı tuttu değil mi murat ağar. sana öğretmediler mi milletin karısıyla kızıyla uğraşırsan sonun felaket olur diye burası karadeniz, karadenizliler her şeyi affeder kadın kıza dokunanı affetmez.

binali ugur / 19-10-2026 01:09:00

Samsunun gördüğü en kötü müdür istisnasız bu dur. özellikle kadın kızla uğraşması bir gerçektir. sitenize çok teşekkür ediyoruz. inanın gariplerin ezilenlerin sesi oldunuz. belki bu haberleri bakan duyarda bunları sopayla kovalar. buradan.

Neşe / 19-10-2026 01:08:00

Bana da tokatlı olsaydın işin yürürdü demişlerdi. Maalesef samsunun hali bu. yazının altına bir kadın olarak imzamı atıyorum.



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEB PERSONELİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

HAVA DURUMU

İstanbul
14°
Açık · Nem %77 · Rüzgâr 23 km/sa
BUGÜN
17° 14°
SAL
21° 13°
ÇAR
20° 13°
PER
20° 12°

PUAN DURUMU Süper Lig · 2026/2027

# Takım O G B M AV P
1 Galatasaray 8 6 1 1 +6 19
2 Amedspor 8 5 2 1 +9 17
3 Fenerbahçe 8 5 1 2 +16 16
4 Beşiktaş 7 5 0 2 +8 15
5 Trabzonspor 7 4 1 2 +11 13
6 Arca Çorum FK 8 4 1 3 +5 13
7 Kasımpaşa 8 3 4 1 +3 13
8 Kocaelispor 8 4 0 4 +1 12
9 Corendon Alanyaspor 8 3 3 2 -1 12
10 Istanbul Basaksehir 8 3 2 3 0 11
11 Erzurumspor FK 8 3 2 3 -6 11
12 Çaykur Rizespor 8 3 1 4 -3 10
13 Göztepe 8 2 3 3 +1 9
14 Gaziantep FK 8 2 2 4 -4 8
15 Gençlerbirliği 8 2 2 4 -9 8
16 Konyaspor 8 1 2 5 -5 5
17 Samsunspor 8 1 1 6 -12 4
18 Eyüpspor 8 1 0 7 -20 3
SON YORUMLANANLAR

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak 05:48
Güneş 07:13
Öğle 12:54
İkindi 15:55
Akşam 18:25
Yatsı 19:44

ŞANS OYUNLARI 4 çekiliş

Sayısal Loto17.10.2026 · 124. hafta
6 19 39 59 75 85 84 7
Şans Topu18.10.2026 · 83. hafta
9 14 17 28 30
Ek top bu çekiliş için yayımlanmadı
Süper Loto18.10.2026 · 125. hafta
16 23 32 38 51 52
10 Numara16.10.2026
1 2 5 10 12 14 24 28 30 31 32 33 39 47 48 53 66 68 71 74 76 77

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI