|
E-Okul sistemindeki teknik bir senkronizasyon aksaklığını düzeltmek için bakanlığa kadar resmî yazışma yapan fedakâr bir okul müdürüne, 657 sayılı Kanun’un "kasıt" maddesinden aylıktan kesme cezası verildiği öne sürüldü.
Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan ve eğitim çalışanlarının tepkisini çeken idari tasarruflarla anılmaya devam ediyor. Hatırlanacağı üzere; geçtiğimiz günlerde ders saatinde sınıflara girilerek küçük yaştaki öğrencilerin çantalarının aratılması eğitim camiasında ciddi tepkilere yol açmıştı. Hemen ardından, rotasyondan saklandığı öne sürülen merkezi kurumlara yönelik tartışmalı eş görevlendirmesi iddiaları öğretmenler odasında geniş yankı bulmuştu. Çok geçmeden, uluslararası bir proje kapsamında okullara kadar sokulan LGBT figürü bir şahsın ağırlanması ve bu süreçte milliyetçi-muhafazakâr eğitimcilere uygulandığı öne sürülen çifte standart iddiaları ulusal basının ve kamuoyunun gündemine taşınmıştı.
Edinilen bilgilere ve iddialara göre olay; Bakanlığın ilkokul 1. sınıf şubelerini merkezi kura yöntemiyle e-Okul üzerinden belirlediği yeni kayıt ve nakil modülü uygulamaya konulduğunda yaşandı. Okul idaresi, yeni yazılım sisteminin altyapısını ve nakil süreçlerini test ederken sistemde anlık bir veri kilitlenmesi ve senkronizasyon hatası meydana geldi. Küçük yaştaki bir öğrencinin kaydı, sistemsel algoritma hatası nedeniyle pasife düştü; tekrar aktif edildiğinde ise sistem öğrenciyi otomatik havuz atamasıyla asıl sınıfından alıp başka bir şubeye aktardı.
Okul müdürü durumu fark ettiği ilk anda; yönetmelik gereği e-Okul üzerinden manuel sınıf seçme yetkisi bulunmadığı için derhal İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü'ne, ardından İl Millî Eğitim Müdürlüğü yöneticilerine durumu aktardığı bildirildi. İlin yönlendirmesi doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ve ilgili bilişim birimleriyle resmî yazışma süreci başlatıldı. Yapılan resmî bildirimler neticesinde teknik sorun Bakanlıkça giderildi ve öğrenci e-Okul kayıtlarında da asıl sınıfına resmen döndürüldü. Fiili olarak kendi sınıfından ve arkadaşlarından hiçbir zaman koparılmayan öğrencinin hiçbir mağduriyet yaşamadığı kaydedildi.
Süreç okul müdürünün çabasıyla çözüme kavuşturulmuşken ve ortada herhangi bir öğrenci mağduriyeti ya da kamu zararı bulunmadığı halde, okul müdürü hakkında şaşırtıcı bir disiplin teklifi hazırlandı. Hatayı fark eder etmez üst makamları harekete geçiren okul müdürüne, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesinde yer alan;
"Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak"
hükmü gerekçe gösterilerek Aylıktan Kesme cezası verildi. Hukukçular; küçük bir öğrenciye veya kuruma karşı hiçbir husumeti bulunmayan, aksine teknik hatayı resmî yazışmalarla bizzat düzelttiren bir idareciye "kasıt" isnat edilmesinin hayatın olağan akışıyla ve hukuki mantıkla bağdaşmadığına dikkat çekiyor.
Soruşturmadaki asıl dikkat çekici iddia ise denetim usulünde yaşandı. Kuşkusuz Samsun Millî Eğitim teşkilatında görevini hukuka, vicdana ve liyakate uygun şekilde yerine getiren, gecesini gündüzüne katarak adil ve özverili incelemeler yürüten çok kıymetli maarif müfettişlerimiz ve muhakkik okul yöneticilerimiz bulunmaktadır; onları bu tablodan tenzih ediyoruz.
Ancak iddialara göre bu somut olayda, daha önce inceleme yürütmek üzere görevlendirilen maarif müfettişlerinin dosyayı tamamlamasının ve sürecin kapandığının belirtilmesinin ardından, bürokratik teamüllerin tamamen dışına çıkan bir gelişme yaşandı: İl Millî Eğitim Teftiş Kurulu Başkanı’nın, yanında başka hiçbir müfettiş bulunmaksızın bizzat okula giderek okul müdüründen ifade talep ettiği öne sürüldü!
Kamu denetiminde ve teftiş mevzuatında soruşturmaların tarafsızlık ve usul güvencesi gereği heyet halinde veya en az iki müfettişle yürütülmesi esasken; Teftiş Kurulu Başkanı'nın bu dosyada tek başına sahaya inmesi, eğitim kulislerinde "Bu okul müdürü özel olarak mı hedefe konuldu?" sorusunu gündeme getirdi. Eğitim camiası haklı olarak şimdi soruyor: Sahada görevini hakkıyla ve liyakatle yapan onlarca yetkin müfettiş ve muhakkik varken, teftiş biriminin en üst amirinin tek başına bir ilkokula giderek bizzat ifade alması hangi teamülle açıklanabilir? Madem en üst amirler dahi bu düzeyde dosya yürütecek zamana sahiptir, o halde sıradan soruşturmaların yükü neden sürekli okul idarecilerinin sırtına muhakkiklik görevi olarak yüklenmektedir?
Danıştay içtihatlarına göre; 657 sayılı Kanun'un 125/C-a maddesi uyarınca disiplin cezası tesis edilebilmesi için eylemin doğrudan doğruya hukuka aykırı neticeyi doğurmak amacıyla "kasten" işlendiğinin somut delillerle kanıtlanması gerektiği açıkça vurgulanmaktadır. İdari veya sistemsel bir aksaklığı derhal hiyerarşik amirlerine bildiren, resmi girişimlerle sorunun çözümünü sağlayan ve neticede hiçbir mağduriyet doğurmayan bir kamu görevlisine "kasıt" cezası verilmesi, idari yargı ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
İl genelinde bir başka okul idarecisi hakkında yürütülen bir disiplin dosyasının aylarca bekletildiği, durumun bir baskı unsuru haline getirilmesi neticesinde yöneticinin genç yaşta erken emekli olmak zorunda kaldığı iddia edilmektedir. Söz konusu mağdur yöneticinin bu süreci yargıya taşımaya hazırlandığı ifade edilmektedir. Eğitim çevrelerinde; yazıya konu okul müdürünün de benzer şekilde teknik bir işlem bahane edilerek yıpratılmak ve görevinden uzaklaştırılmak istendiği yönünde ciddi endişeler dile getirilmektedir.
Hukuki güvencenin ve denetimde tarafsızlığın zedelendiği iddiaları karşısında eğitim sendikalarına ve tüm eğitim çalışanlarına çağrıda bulunuyoruz:
Sendikal Hukuk Kalkanı: Tüm eğitim sendikaları ivedilikle ilke kararları almalı; tarafsızlığından şüphe duyulan yerel soruşturmacıların yürüttüğü incelemelerde üyelerine mevzuatın tanıdığı usul ve itiraz haklarını eksiksiz kullandırmalıdır.
Bakanlık Müfettişi Talebi: İster sendikalı olsun ister bağımsız bir kamu görevlisi; yerel idarenin taraf haline geldiği iddia edilen/hissedilen her dosyada doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndan bağımsız Bakanlık Müfettişi talep etmelidir.
Okullarda çanta aratarak öğretmenlik onurunu zedeleyen, tartışmalı eş görevlendirmesiyle gündeme gelen ve ulusal basına yansıyan LGBT skandallarına karşı hâlâ ne ceza verildiği ya da soruşturma açılıp açılmadığı açıklanmayan bir yönetim anlayışına karşı; gariban, sessiz ve kimsesiz öğretmenlerimizin yanında meşru zeminde durmaya devam edeceğiz! Hakkında haksız bir işlem tesis edildiği görülen okul müdürümüzün açacağı iptal ve tam yargı davalarında hukuki ve meşru zeminde tüm süreçlerin takipçisi olacağımızı ve Avukat arkadaşlarımızla yanında duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
| # | Takım | O | G | B | M | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 9 | 6 | 2 | 1 | +10 | 20 | |
| 2 | 8 | 6 | 1 | 1 | +6 | 19 | |
| 3 | 8 | 5 | 1 | 2 | +16 | 16 | |
| 4 | 8 | 5 | 1 | 2 | +13 | 16 | |
| 5 | 9 | 4 | 4 | 1 | +4 | 16 | |
| 6 | 8 | 5 | 0 | 3 | +6 | 15 | |
| 7 | 9 | 5 | 0 | 4 | +2 | 15 | |
| 8 | 9 | 4 | 2 | 3 | -4 | 14 | |
| 9 | 9 | 4 | 1 | 4 | +3 | 13 | |
| 10 | 9 | 3 | 3 | 3 | +3 | 12 | |
| 11 | 9 | 3 | 3 | 3 | -2 | 12 | |
| 12 | 8 | 3 | 2 | 3 | 0 | 11 | |
| 13 | 8 | 3 | 1 | 4 | -3 | 10 | |
| 14 | 9 | 2 | 2 | 5 | -3 | 8 | |
| 15 | 9 | 2 | 2 | 5 | -6 | 8 | |
| 16 | 9 | 2 | 2 | 5 | -11 | 8 | |
| 17 | 9 | 1 | 1 | 7 | -13 | 4 | |
| 18 | 9 | 1 | 0 | 8 | -21 | 3 |
| İmsak | 05:55 |
| Güneş | 07:21 |
| Öğle | 12:53 |
| İkindi | 15:48 |
| Akşam | 18:15 |
| Yatsı | 19:35 |