Samsun İl Milli Eğitim Müdürü eşini kurucu müdür olarak görevlendirmesi vb. haberlerle öğretmenler odasının birinci gündemi olmuştu. O günkü haberimiz için TIKLAYINIZ.
Samsun Millî Eğitim teşkilatında yaşanan çifte standart, liyakat ve adalet tartışmaları her geçen gün vicdanları biraz daha kanatan somut örneklerle büyüyor. Bir yanda sistemsel bir teknik arızayı düzeltmek için çalmadık kapı bırakmayan cefakâr bir okul müdürüne, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesindeki "Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek" hükmü üzerinden jet hızıyla aylıktan kesme cezası teklif edilirken; diğer yanda görevinin en temel gereklerini dahi yerine getirmeyen yönetim anlayışlarına sağlanan dokunulmazlık öğretmenler odasında huzursuzluğu artırmaktadır.
Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatına göre tüm resmî eğitim kurumlarının internet sitelerini güncel tutması, kurumsal şeffaflık ve vatandaşın bilgi edinme hakkı açısından yasal bir zorunluluktur. Buna karşın, Atakum'un en gözde anaokullarından biri olan ve İl Millî Eğitim Müdürü'nün eşinin müdür olarak görev yaptığı kurumun resmî internet sitesinin aylardır güncellenmediği, sitede kurumsal bir iletişim bilgisinin dahi yer almadığı görülmektedir. Birçok okulumuzda okul müdürleri vatandaşa hizmet için cep telefonlarını dahi iletişim kısmına eklerken, bu okulda velilerin kuruma ulaşabileceği hiçbir kanal bulunmamaktadır.

(Kurumun resmi web sitesinde uzun süredir hiçbir haber ve kurumsal güncelleme yapılmadığı görülüyor)
Şimdi eğitim kamuoyu ve veliler haklı olarak soruyor:
Çocuğuyla ilgili bilgi almak veya kayıt sormak isteyen bir veli okula ulaşamayınca ne yapmalıdır? "Nasıl olsa okul müdürü İl Millî Eğitim Müdürü'nün eşi, dur ben İl Millî Eğitim Müdürlüğü'nü arayıp il müdürüyle görüşeyim" diyerek il müdürlüğünü mü aramalıdır?

(Okulun iletişim sekmesinde velilerin ulaşabileceği telefon ve irtibat kanallarının yer almaması dikkat çekiyor)
Resmî kuralları, Bakanlık talimatlarını ve kurumsal temsil esaslarını yerine getirmeyerek web sitesini atıl bırakan il müdürünün eşi olan bu hanımefendiye; dünkü haberimizde bahsettiğimiz o masum okul müdürüne uygulandığı gibi 657 sayılı Kanun'un 125/C-a maddesinden "kasıt" cezası verilecek midir?
İlgili Haberi Okumak İçin TIKLAYINIZ.
Yoksa okul müdürlerine tek başına baskın gibi gidip soru kâğıdı dağıtan Teftiş Kurulu Başkanı, iş il müdürünün eşine gelince web sitesindeki bu açık ihmali görmezden mi gelecektir? Evet, Teftiş Kurulu Başkanı bu okula da gidebilecek midir?
Samsun'da asıl can yakan tablo ise fedakâr öğretmenler ile imtiyazlı yöneticiler arasındaki uçurumdur. Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü; tek başına çocuk büyüten fedakâr bir kadın öğretmeni bir günde merkezden Çarşamba'ya göndermekte ayrıca sesini çıkaran öğretmeni Alaçam gibi uzak ilçelere sürgün etmekte hiçbir beis görmezken; göreve başladığı günden bu yana sürekli öğrencisiz veya yeni okullara "kurucu müdür" yapılarak ek puanlar sağlanan il müdürünün eşi için neden hiçbir "hizmetin gereği ve kamu yararı" işletilmemektedir?

(Aylardır dokunulmayan 'Kurumumuz' sekmesi: Okulun ne misyonu ne kurumsal kimliği sisteme işlenmiş durumda)
Madem kamu yararı ve hizmet gereği yer değişiklikleri/sürgünler bu kadar kolay uygulanıyor; görevini aksatan, okulunun sitesini dahi güncellemeyen il müdürünün eşine muhakkik gönderilip Alaçam'a veya Çarşamba'ya bir anaokuluna öğretmen olarak görevlendirilmesi gerekmez mi?
55 Yaşında, Ameliyatlı ve 100 Kilometre Yol Çeken Öğretmen Ne Olacak?
Sahadan gelen öyle yürek burkan feryatlar var ki, eğitimdeki adalet terazisinin nasıl bozulduğunu gözler önüne seriyor: Samsun'da 50-55 yaşlarına merdiven dayamış, hem kendisi hem eşi ağır ameliyatlar geçirmiş, onlarca yıldır evinden 100 kilometreye yakın uzaklıktaki okuluna her gün gidip gelmek zorunda kalan cefakâr, çalışkan ve başarılı kadın öğretmenlerimiz bulunmaktadır.
Bu fedakâr öğretmenlerimiz, hiç değilse eşinin ve kendisinin tedavi süreci tamamlanana kadar, bir yıllığına dahi olsa Atakum'daki öğrencisi bile bulunmayan yeni bir anaokuluna kurucu müdür olarak görevlendirilmezken; şehri dahi tanımayan bir il müdürü eşi için müdür yardımcılığı duyurularının geri çekildiği, kişiye özel kadro ve görevlendirme yollarının açıldığı iddiaları hangi vicdana sığar?

(Okulun resmî sistemindeki atıl durumu)
Bir tarafta makamın gölgesine sığınıp okulunun resmî iletişim kanallarını bile çalıştırmayan ayrıcalıklı bir zihniyet; diğer tarafta 100 kilometre yol çilesiyle sağlığını kaybeden, en ufak teknik hatada "kasıt" kılıfıyla maaşından kesinti yapılan kimsesiz öğretmenler...
** Bu çifte standardı, bu haksızlığı ve kayırmacılığı her gün öğretmenler odasında gören bir eğitimciden nasıl verim alınabilir?
** Hakkaniyetin ayaklar altına alındığı bir ilde mesleki motivasyon, çalışma barışı ve kurumsal aidiyet nasıl sağlanabilir?
** Ömrünü maarif davasına adamış ak saçlı öğretmenlerimize, onların yetiştirdiği evlatlarımıza ve bu memleketin insanına yazık değil midir?
Bu yönetim anlayışını kamuoyunun ve Milli Eğitim Bakanlığının vicdanına havale ediyoruz. Hak arayan, ezilen ve sahipsiz bırakılan tüm öğretmenlerimizin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Allah ım Cımhuriyetin 103. yılında Samsun ve ilçeleri milli eğitimin son hali, tüm sorumluları göreve davet ediyoruz, vekiller, hakim ve savcılar, vali, kaymakamlar,

Şimdi eğri durup doğru konuşmak var ya, bu okulda kurucu müdür olan kişi bu güncellemeleri niye yapmadı, ilçe mem bunu niye takip etmedi, şimdi atanan müdüre mebbis ten bu güncelleme yetkisi verildi mi, kişisel verilerin korunması kapsamında bilgi girilmemiş olabilir mi, bu okulları yikob dan denetleyenler görevlerini tam yaptı mı, yeni olullar hep plansız eksik be adi malzemeden yapılıyor, valilik nefede, sendikalar nerede, bunları da sormak lazım,

Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğünün akreditasyon Erasmus projelerinin bütün mali kayıtlarının Ulusal Ajans ve Bakanlık müfettişlerince denetlenmesi gerekmektedir. Kimler ısmarlama olarak yurt dışına götürülmüş, paralar usulsüz nasıl harcanmış; ortaya çıkarılmalı ve bir denetim yapılmalıdır.

Bir gün Murat Ağar'ı ziyarete gittik. Kendisine basit bir konuda istişare ederken konu ile ilgilenen şube müdürünü çağırdı. babası yaşında şube müdürüne ağır şekilde bağırarak sen birilerine torpil mi geçiyorsun. Bunlarla akrabalığın mı? Var diyerek kalbini kırdı. Bu kadar kabalığa gerek yoktu. Şube Müdürü edebinden sustu. Şimdi gelinen nokta. Tokatlı hemşehrilerine Akrabasına eşine her durum ve şartta yıllardır torpil geçen kimmiş?

O kız meslek lisesi şu cumhurbaşkanımıza hakaret edilen ve korunan okulun müdürü olmasın Çelebi Emine. Kaç kez İl Müdürü ile görüştük bu kadını görevden alın dedik sendika olarak bir istemiyoruz dedik ama dinletemedik cumhurbaşkanımıza hakarete göz yumulduğu halde okulda gene de bu kadın hakkında bir işlem yapmadılar

Murat Ağar idareciliğin i sini bile bilmez sadece zamanında bir bağlantı bulmuş kendine yönetici Yaptırmış. Okulu bilmez, öğrenciyi bilmez, idareciliği bilmez, okul yöneticiliğini bilmez, aklı sıra doktora mezunu olduğu için üniversiteye geçmeye çalışır. bağlantı Arar. doktora tezini nasıl yazdığını da araştırın bakın. ayrıca şu anda hiç bir okulda hiç bir öğretmen arasında saygınlığı kalmamış tamamiyle bitmiştir

küçük ama etkili olan Tokatlılar grubu özel öğretim şube müdürlüğünü kaptınız haftada 6-7 bin lirayı cebe attınız istediğiniz öğretmenleri İstediğiniz yere görevlendirdiniz kılıcınızın yanı da sağı da solu da kesiyordu Bakalım şimdi ne yapacaksınız Mustafa Turgut Sen de az peşlerinde olmamıştın bunların. Tokatlılar grubu nebahat'in ahı tutacak sizi bunu unutmayın

Bunlar ilkadımda bir kadın öğretmene kumpas kurdular Okulun müdürü ve İki Kadın öğretmen geldi İlçe Müdürü ile görüştüler bütün planları yaptılar kendi kafalarına uygun bazı velilerden şikayet alın dediler aldılar. Kız Meslek Lisesinin müdürü bir kadın var Ona verdiler soruşturmayı Onu da istedikleri gibi yönlendirdiler Sırf kadına ceza vermek için uğraştılar Hakkı adaleti aramadılar yazılan raporu kız meslek lisesinin müdürüne değiştirdiler yer değişikliği teklif ettirdiler. Bununla ilgili bilgi belgeleri size attım inceleyin haber yapın. Bunların yatacak yeri yok sorsan hacılar müslümanlar... işin en komik yani kumpas kurdukları kadın kapali hanım hanımcık biriydi :)

Ilkadım müdürünün deniz manzaralı sigara keyfini sigara odasını nasıl yaptırdığını bilsem de yaşanan soruşturma skandalını da yazın lütfen

Oturmuşlar istediklerine ceza vermişler istediklerine vermemişler yazıklar olsun duruma bak Öğretmenlerle resmen oynamışlar Böyle bir adalet olur mu bu taksimi kurt yapmaz kuzulara Şah olsa

Samsun resmen bitmiş Samsun'da yapılan hiçbir idari soruşturmaya Bu saatten sonra güvenilmez

Çoluk çocuğu İl Müdürü yaparsan böyle olur Ondan sonra da AK Parti oy kaybediyor kaybeder tabii

Sehit Emrah Sapa İmam Hatip Lisesi'ni araştırın. Bu İl Müdürü okul müdürüne baskı yaparak birinin ders programını niye boşalttırmaya çalıştı boş Gün sayısını niye artırmaya çalıştı. ona boş gün ayarlayacağız diye okuldaki öğretmenlerin neredeyse hepsinin ders programı nasıl bozuldu neden bozuldu.

Arkadaşlar size kesin net bir bilgi vereyim. Şu anda bakanlıkta Samsun müdürünü bilmeyen yok çünkü neredeyse bütün vekiller durumdan haberdar. İlyas Beyden Mehmed beye kadar. Hatta bakan yardımcısı bile biliyor. Bunun yüzünden Samsun'da bakanlığın otoritesi sarsıldı. soruşturmalarda genel olarak Samsundaki öğretmenler ifade vermezlerse ne yaparız deniyor. Soruşturma ve incelemelere güven bunun yüzünden bitti deniyor.

Müdürüm yapma şu Arzu'yu gönderme bu çalışkan bir kadın dedik kaç kez dinlemedi. Kadınla kızla uğraşılmaz hep bunu öğrendik, yaşadık, söyledik. Tabi müdür milletin karısıyla kızıyla uğraşınca elde onun karısını herkese duyurdu. Allah'ın ayetine karşı mı çıkacaksın "kısasta hayat vardır" demiş Allah. İl müdürüne kısas uygulandı, görünen bu. gocunmasın çünkü o çok uğraşmıştı.

Makamlara sırasıyla hazmederek liyakatıyla gelenler çalışanın kıymetini anlar. Bir kaç referansla bir gün okul yöneticliği yapmadan bir ilin yöneticisi olursan ne insan ne hak hukuk ne adalet kriterleri umrunda olmaz. Çok yazık. Öğretmeni eğitimciyi camiayı değersizleştiren bu tiplerden kurtulamadı bu ülke.

Üç maymunu oynamayan, haksızlıklar karşısında susmayıp sesimiz olan bu kıymetli yayın organına ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim. Boş okullara kurucu müdür atamalarındaki kayırmacılığı ve liyakatsizliği gözler önüne seren bu habercilik anlayışı çok değerlidir. Hak etmediğimiz sürgünlere ve haksız cezalara karşı adalet arayışımız hem hukuk önünde hem de kamu vicdanında kararlılıkla sürecek.Adalet bir gün herkese lazım olacak.