Bir üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi'nde doçentlik başvurusu yapan bir akademisyene Anabilim Dalı Başkanı ve iki öğretim üyesince yıllarca mobbing uygulandı; mağdur beş kez dilekçe verdi ama idare kulağının üstüne yattı. Danıştay 8. Dairesi (E. 2018/5292, K. 2022/2874) emsal bir karara imza attı: İdarenin mobbinge sessiz kalmasını "ağır hizmet kusuru" sayarak manevi tazminat cezasını onadı.
Okullardan üniversitelere kadar binlerce eğitimcinin mustarip olduğu bu karanlık tabloyu, Danıştay kararı ışığında soru-cevaplarla masaya yatırıyoruz.
1. Hangi davranışlar hukuken mobbing (psikolojik taciz) sayılır?
Yalnızca tekil bir tartışma ya da geçici bir gerginlik mobbing değildir. Bir personelin unvanı, statüsü ve yetkileri kullanılarak sistematik, sürekli ve kasıtlı biçimde küçük düşürülmesi, akademik veya mesleki ilerlemesinin engellenmesi, görev yerinde yalnızlaştırılması ve bezdirilmesi mobbing kapsamındadır.
2. Amirlerin "İşin gereği böyle" savunması mobbingi örter mi?
Hayır. Yetkilerin objektif hizmet gerekleri yerine personeli yıpratmak, dışlamak ya da bezdirmek kastıyla kötüye kullanılması doğrudan hizmet kusurudur. Nitekim yargıya taşınan olayda, idarenin "rutin tasarruf" savunması mahkemece kabul görmemiş; yetki kullanımının personeli hedef aldığı tescillenmiştir.
3. Mobbing nasıl ispatlanır? Sağlık raporu delil midir?
Mobbing kapalı kapılar ardında yürütülse de iz bırakır. Verilen keyfi görevler, yazılı şikâyet dilekçeleri, tanık anlatımları, disiplin soruşturması raporları ve özellikle Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan alınan "iş yerindeki yıldırma davranışlarıyla uyumlu ruhsal travma" raporları yargı nezdinde en güçlü somut delillerdir.
4. Mağdur şikâyet ettiğinde idare sessiz kalırsa ne olur?
İdarenin en büyük yanılgısı, şikâyetleri sümen altı ederek sorumluluktan kurtulacağını sanmasıdır. Kararda açıkça belirtildiği üzere; mağdurun defalarca dilekçe vermesine rağmen inceleme başlatmayan, failleri koruyan ve çalışma barışını sağlamak için adım atmayan idare, doğrudan hizmet kusuru işlemiş sayılır ve tazminata mahkûm edilir.
5. Mobbinge uğrayan öğretmen veya memur ne yapmalı?
Yaşanan her baskıcı eylemi, tarihi, saati ve varsa şahitleriyle kayıt altına alın. Hukuka aykırı sözlü talimatları yazılı isteyin ve idareye resmi dilekçelerle başvurun. Yaşanan sürecin ruhsal veya bedensel sağlığınızı etkilemesi halinde sağlık kuruluşlarından durum bildirir rapor alın.
İdare hareketsiz kalırsa, tam yargı davası (tazminat) açarak hem idarenin kusurunu tescil ettirin hem de failler hakkında disiplin ve ceza soruşturması talep edin.
Danıştay’ın bu kararı; masa başında koltuğuna güvenip personeline mobbing uygulayanlara ve buna göz yuman idarecilere çok net bir ihtardır: Memurun onuru sahipsiz değildir, suskun kalan idare de o faturayı eninde sonunda öder.