Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatında on binlerce okul müdürü ve müdür yardımcısını yakından ilgilendiren "yöneticilik kadrosu" tartışmalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den önemli değerlendirmeler geldi. Resmi ziyaret dönüşünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Tekin, eğitim kurumlarında yöneticiliğin hukuki statüsüne ve gelecekteki olası yönetim modellerine açıklık getirdi.
Mevcut yasal çerçeveyi hatırlatan Bakan Yusuf Tekin, mevzuatta okul müdürü veya müdür yardımcısı adıyla tanımlanmış bağımsız bir memuriyet kadrosunun bulunmadığına dikkat çekti. Yöneticilik makamının, asli kadrosu öğretmenlik olan eğitimcilere tevdi edilen süreli ikinci bir görev niteliğinde olduğunu belirten Tekin, bu sebeple yöneticilerin haftalık belirli saatlerde derse girme zorunluluklarının devam ettiğini ifade etti.
Kamu yönetimi ve iktisadi idari bilimler fakültesi mezunlarının okullarda idari yönetici olarak istihdam edilmesi yönündeki öneri ve talepleri de değerlendiren Bakan Tekin, okullarda pedagojik ve idari işleyişi birbirinden ayıran iki başlı bir yönetim modeli düşünmediklerini vurguladı. Eğitim ortamlarının kendine özgü dinamikleri olduğunu belirten Bakan Tekin, sahadaki dengeleri bozacak bir yapılanmanın gündemlerinde yer almadığını kaydetti.
Bakan Tekin, okul yöneticiliğinin profesyonel bir meslek ve müstakil bir uzmanlık kadrosu haline getirilmesi fikrinin ise bütünüyle reddedilmediğini, ancak bunun kısa vadeli bir düzenleme olmadığını belirtti. "Profesyonel okul yöneticiliği" konusunun orta ve uzun vadede tartışılabilecek bir başlık olduğunu dile getiren Tekin, şu an için Bakanlığın acil eylem planında okul müdürlerine kadro verilmesine ilişkin bir çalışma bulunmadığının altını çizdi.
Açıklamalar doğrultusunda, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda mevcut yönetici atama ve görevlendirme sistemi yürürlükte kalmayı sürdürecek. Eğitim kurumu yöneticileri, yönetmelikte belirtilen puanlama, yazılı sınav ve değerlendirme kriterleri çerçevesinde 4 yıllık sürelerle görevlendirilmeye devam edecek.